Porno hikayeleri kategorisi, gazete şirketinde hikayesini oku.

gazete şirketinde

Selam Ben Aylin, Telefonda Seni Bosaltmamı İstersen Beni Arayabilirsin. Telefon Numaram :
00237 800 08 25
Çalıştığım gazetenin editörü ile başım dertte. Bağlı olduğum servise tayin olduğundan beri bana kancayı taktı. O geldikten sonra gazeteye pek az haber ve fotoğrafım girmeye başladı. Çok ince eleyip dokuyan birisi, armudun sapı, üzümün çöpü diyerek çalışmalarıma mana bulup çöp sepetine atıyor. Ayrıca kadın oluşu, karşısında serbestçe konuşmamı engelliyor. Daha doğrusu, kocası gazetenin sahibi… Hoş beni hiç konuşturmuyor ya. O da ayrı bir mesele…Bu yüzden akşamları arkadaşlarla keyif için aldığım bir iki bardak içkiyi çoğalttım… Gece postasında çalıştığım bir günün sabahı, herkes işini götürüp editörün masasına teslim ederken, ben özellikle en sona kalmak için oyalanıyor, odadan odaya dolaşıp güya bir şeyler arıyormuş gibi davranıyordum. Nihayet en sona kalmayı başardım. Diğer arkadaşlar görevlerini tamamlamış, tatlı uykularını çekmek üzere evlerinin yolunu tutmuşlardı. Kapıyı kapadığımı duyan editörüm, başını incelemekte olduğu yazıdan kaldırıp elini uzattı. “Ver bakalım” diyerek benden işimi istedi. İçimden “Al şunu” diyerek yarağımı göstermek istedim ama bir çuval inciri berbat edebilirdim. Masaya serdiğim fotoğraf ve yazıları bir süre inceledi, sonra da “Ne bunlar böyle?” diye soğuk bir biçimde sordu. Aslında ne olduğunu çok iyi anlamıştı. Ahlak masası ekipleriyle yaptığımız bir baskında bir sürü dönmeyi uygunsuz vaziyette yakalamıştık. Ben de fotoğraflarını çekmiştim. Göğüsleri meydanda, elleri ile yüzünü kapamaya çalışan dönmenin fotoğrafını bir kenara atarken, “Bunlar genel ahlaka aykırı, basamayız” diyerek dudaklarını büktü. İçimden, “Giydiğin kısacık ince şortun acaba genel ahlaka uygun mu?” diye geçirip diğer fotoğrafları göstermeye çalıştım. Bakmak istemedi bile,“Bunların hepsi çok açık, basamayız dedim ya” diyerek kestirip attı. Eh! Öyleyse ben sana basayım da gör bakalım editör hanım… Tam zamanıydı, kocaman elimi uzatıp kabarıklığını avuçladım. Elimle kıskıvrak yakalamıştım. Gözlerini fal taşı gibi açıp, “Delirdin mi, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler söylemeye çalıştı. Daha fazla konuşmaması için de ensesinden yakalayıp dudaklarımı ağzına kapattım. Amını elimle yoğururken, dudaklarını öylesine ateşli bir şekilde öpüyordum ki, en soğuk kadın bile kayıtsız kalamazdı. Beni omuzlarımdan itip, “Çılgınsın” diye bağırdı. Bu sefer iki elimle boynuna sarılıp tekrar tıkadım ağzını. Yavaş yavaş gevşeyip kolları ile belime sarıldı. Böylece kaleyi içerden fethetmiştim. Editörüm, “Biri gelebilir” diyerek beni uyardı. Doğrusu, her an biri içeri dalabilirdi, hemen fırlayıp kapıya “Toplantı var, girilmez” yazan tabelayı takıp ardından da kilitledim. Bu arada editörüm iki elini masaya dayamış, kalçalarını bana doğru çevirmişti. Ben yanına yaklaşırken, o dahili hattan sekreteri Demeti aramış, “Demet hanım, çok meşgulüm. Lütfen telefon bağlamayın” demişti. Yanına iyice yaklaşıp şortunu ve külotunu ayak bileklerine indirdim. Her zaman iştahla baktığım kalçaları bir karış önümdeydiler. Editörümüzün yüzü gibi amı ve götü de bakımlıydı. Amında bir tek kıl bile yoktu, götü ise pırıl pırıl parlıyor, adeta gel beni yala diye haykırıyordu. Amının iyice ortaya çıkması için biraz eğilmesini istedim. Dediğimi yapınca kaymak gibi amı artık burnumun dibindeydi. Kasıklarından tutup kendime doğru çektim bu muhteşem üçgeni, yiyor muydum, yoksa yalıyor muydum, ben de şaşırmıştım ne yaptığımı. Ama ortada bir gerçek vardı ki, bu yaptığım editörümün çok hoşuna gitmiş, iyice masaya yayılmış, zevk çığlıkları atmaya başlamıştı.Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda… Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. “Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk…” diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… “Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım” dedim içimden… Yarağımı gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor, sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, “Hadi sok şunu, ne olursun, hadi” diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. “Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun…” Ben keyiften gülümsüyordum, “Hah, şöyle imana gel bakalım” dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti.Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, “Sakın içime fışkırayım deme, çünkü ben daha doymadım” dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az sonra yüzüme gülerek, “Ben doydum” dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti. Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce “Doydum” diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin önünden geçerken, Demet, “Hayrola, ne toplantısıydı bu?” dedi anlamlı anlamlı gülümseyerek. “Ne oldu ki?” diye sordum elimde olmadan. O yine gülümseyerek, “Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu” dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım… Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, “Müjdemi isterim” dedi. “İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey.Şeytanın bacağını kırdın galiba” dedi. Ben sadece gülümsemekle yetindim. Bu çaycı milleti, Tanrı vergisi midir nedir, her şeyden anında haberdar oluyorlardı. “Bu çay benden ağabey, hayırlı olsun” dedi giderken. O sırada Demetin oturduğu tarafa baktım, bizi dinlediğini anladım. Gülümseyerek bana bakıyordu. Sadece, “Şeytanın bacağı ha…” dedi. Cevap vermedim. Öğleye doğru iki haberimin de gazeteye girdiğini öğrendim. Editörüm benden memnun kalmıştı anlaşılan. Bir iki telefondan sonra, editörümün kocasının Cumartesi günü yurt dışına gideceğini öğrenmiştim. Öğleden sonra, bir ara kapısının önünden geçerken başımı içeri uzatıp, “Cumartesi günü geliyorum” dedim. editörüm, parlak gözlerle bakmış, hafifçe gülümsemişti… Demet, önünden geçerken dayanamamış, “Hafta sonu mesaisi mi?” diye sormuştu. Onunla ağız dalaşına girmeye hiç niyetim yoktu, gülümseyip yerime geçtim, ama Demeti de seyretmekten kendimi alalamadım. Cumartesi akşamı, editörümün evindeydim. Daha doğrusu, gazetemizin sahibinin evinde… Şehrin lüks semtlerinden birinde, harika bir evin sahibiydi. Kırmızı tuğlalarla örülü bahçe duvarı boyunca uzanan sık süs bitkileri ve ağaçlar evi yabancı gözlerden gizliyordu. Dört katlı binanın ön ve arka cephesi tümüyle sarmaşıklarla kaplanmış, karanlığın içinde gölgeleniyordu. Ağır ahşap kapının üzerindeki bronz tutamaklar da belli ki yıllar öncesine aitti. Zili çaldım ve inanılmaz çekicilikte, siyahlar içinde, mini etekli bir hizmetçi karşıladı beni ve içeriye aldı.
Selam Ben Ayşe, Seni Telefonda Konuşarak Boşaltmamı İstermisin ? Numaram:
00237 800 08 25

Yorumlar

Yorum Yapın!

Aşağıdaki Benzer Hikayeleride Okuyabilirsiniz.

dul baldızım…

 Merhaba değerli sexmobilhikaye.net okurları   ben Arif. 35 yaşındayım, oldukça da yakışıklı sayılırım. Boyum 1.76 ve 72 kilodayım. 5 yıllık evliyim ve karımla son derece mutluyuz. Seks hayatımız mükemmele yakın, haftada 4 veya 5 kez sikişiriz. Benim bir d... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

karımı evlenmeden ailesını evlendıkten sonra becerdim

Merhabal sexmobilhikaye.net  değerli okurları   Bu sitedeki hikayeleri buyuk buyuk bir zevkle okurum her zaman. Cogu hikayede icimden siktir lan olurmu boyle sey desemde hosuma giderdi. Basima oyle bir olay geldiki. Artik hepsine inanirim.Ben Hollandada ya... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

gizli kaçamak

Merhabalar ben 18 yaşındayım bundan yaklaşık 4 yıl önce bir marketteçalışıyordum. iki patronum vardı kardeştiler birisi katı digeri ise neşeli idi ben tabinşeli olanla aram iyidi tam karşımızda bir elektrikçi vardı. iş çıkışı elektrikçi benicagardı v... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

halamı tenhada araba üstünde siktim

Merhaba sexmobilhikaye.net seks okurları.Hala inanamıyorum bunların olduğuna halamla her pazar birliktr pizza yemeye gideriz.bunun sebebi halamın ben 5 yaşındayken bana bunu yapacağına dair söz vermesidir.bu yüzden pazar günleri hiçbir plan yapmam ve 1... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

arkadaşımın ogluyla yattım

ben Seval. 38 yaşında, 1.70boyunda 68 kg, beyaz tenli, 100-65-90 ölçülerinde, oldukça alımlı ve8 yıldır dul bir kadınım. Oğlumla birlikte, bir apartman dairesindeyaşıyorum. Oğlum Hakan 18 yaşında, 1.80 boyunda,atletik yapılı, 75 kg, beyaz tenli ve ya... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

dedem beni götten sikiyo

Ben 18 yaşında genç bir kızdım o zamanlar.Çok güzel seksi bir götüm çok güzel iri memelerim vardı.Ayrıca esmer güzeliydim.Yolda yürüken bütün erkekler bana askıntılık yapar beni yatağa atmak isterlerdi ama ben hiçbirine karşılık vermezdim.Hiç sikişme... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

borcum dolayısı ile karımı vermek zorunda kaldım

Merhaba sexmobilhikaye.net okurları.BEN MERSİN’DE YAŞAYAN TURİZM İŞİYLE UĞRAŞAN BİRİYİM. KARIM NESLİ İSE BANA OTELİMDE YARDIMCI OLUR. EŞİM NESLİ 165 BOYUNDA 60 KİLO VE BALIK ETLİ BEYAZ TENLİDİR. 102 LİK BÜYÜK MEMELERİ İLE VÜDUDU TAM BİR AFETTİR. İNCE B... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

sekreter sexe doydu

Eski çalıstığım işyerinde müdürün sekreteri cok hosuma gidiyordu. Kendisi zaten sürekli olarak işyerindeki bayanlardan daha açık giyinir ve erkeklere daha sıcak davranırdı. Ben de ona yakın olmak için çırpınırdım.Bir gün sekreterlerin yazışmaları bil... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

evlendikten sonraki ilk seks deneyimimiz

Nisa’yı sexmobilhikaye.net misyoner pozisyonuna getirip amına girdim. Amına girdiğimde sikimde inanılmaz bir sıcaklık hissettim. Amı fırın gibi yanıyordu. İlk girişimde önce hiç hareket etmedim ve bir süre hiç gidip gelmeden bekledim. Hazır olduğunu hisset... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

olgun ve dolgun vücutlu matureyi siktim

Merhaba sexmobilhikaye.net seks okurları.Ben Erdal 29 yaşında 7 senelik evli arda ve Melis adında iki yetişkinim var eşimle görücü usululü ile evlendim ama seviyordumda çünkü namazında niyazında kapalı bir insandır bugüne kadarda bir kötülüğünü görmedim f... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.